Bilimsel Yazıların Özellikleri

Bilimsel Yazıların Özellikleri


Yazı: Sedat BAŞ - Marmara Üniversitesi

Bilimsel Yazılar, yeni bir buluş veya araştırmayı toplumun ve insanlığın hizmetine sunmayı hedefleyen yazılardır. Başka bir deyişle bilimsel bilginin yazıya aktarılma hâlidir. Bilginin bulunması kadar yazıya aktarılıp kalıcı hâle getirilmesi de en az bilginin kendisi kadar önemlidir. Hatta bilimin gelişmesi ve sonraki nesillere aktarılmasında veya bir kişinin herhangi bir bilim dalında kendini geliştirmesindeki en büyük pay hiç şüphesiz yazıya aittir. “Bir araştırmacının araştırma amacını, sürecini, elde ettiği bulguları ve sonucunu bilim dünyasına bildirmesinin de yolu akademik yazma becerisinden geçmektedir.” (Tolaman & Karakaş, 2021, s. 3) Yayımlanan yazılar, özgün olma zorunluluğu taşır. Yazarın oluşturduğu bilimsel yazıları ya kendi çalışması olarak ya da kendinden önceki çalışmalardan yararlanarak ortaya koyması beklenir. Yazıya aktarılmayan bir bilginin varlığı yok hükmündedir. Gerard Piel’in “Yayınsız bilim ölüdür”[1] sözü tam olarak bunu ifade etmektedir. Bu yüzdendir ki bilim ile yazı ayrılmaz bir bütündür.

Akademik çevrelerdeki bilimsel yazım faaliyetlerinin başlıca üç grup içinde ele alındığı görülür: sosyal bilimler, fen bilimleri ve sağlık bilimleri. Sosyal bilimler diğer alanlara göre daha geniştir. Ekonomi, işletme, hukuk, edebiyat, filoloji, ilahiyat, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, siyaset bilimi, tarih ve felsefe sosyal bilimlerin önemli bilim dallarını oluşturur. Sosyal bilimlerin geniş yelpazesi hem bilgi üretimi hem de bu bilginin yayılması açısından önemli fırsatlar sunar. Ancak bu durumun beraberinde getirdiği zorluklar da aşılması gerekmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelmek için farklı disiplinler arasında iletişimin güçlendirilmesi ortak bir dilin geliştirilmesi ve disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi önemlidir. Disiplinler arası iletişim ve ilişkilerde en önemli adım ise bilimsel metinlere ortak bir dilin kullanılmasıdır. Bu ortak dile “Akademik Dil” denir. Kültürün en önemli taşıyıcısı olan dilin; ana dil, yazı dili, konuşma dili, günlük dil ve akademik dil olmak üzere farklılıklar gösterdiği bilinmektedir, Akademik dil, alanla ilgili kişilerin anlayabileceği kadar açık olmalıdır. Bununla birlikte bilimsel bir yazıya uygun olacak kadar kesin ve net olması şarttır. Aynı zamanda edebi süslemelerden uzak, yalın ifadeler kullanılmalıdır.

“Akademik yazım hazırlık yapılmadan yapılabilecek bir eylem değildir. Alanyazından hareketle akademik yazma bir amaca yönelik yazılmakta, sürece dayalı olmakta, yazıldığı dilde yeterlilik gerektirmekte ve düşünce temelli bir beceri olarak bilinmektedir. Bir düşünceyi etkili bir şekilde aktarmak amaçlanırken aynı zamanda akademik yazmaya özgü dil standartlarının da sağlanması amaçlanmaktadır. Akademik yazma gelişigüzel bir şekilde bir defada odaklanılıp yapılacak bir eylem değil, üzerine düşünülmesi gereken, planlama ve hazırlık evrelerinden sonra analiz ve sentez gibi aşamalarını içinde barındıran bir süreçtir.” (Tolaman & Karakaş, 2021, s. 3) Bu süreç sonunda lisansüstü tez, makale, bildiri gibi bilimsel metinler üretilir. “Lisansüstü tezler, akademik yazmanın en kapsamlı türü olarak bilimsel araştırmanın temellerinin atılması bakımından önem taşır. Bu tür yazıların oluşturulmasında rehberlik eden iki temel unsur vardır: danışman ve tez yazım kılavuzu. Akademik yazılar, genellikle üniversitelerde görev yapan bilim adamlarının ortaya koyduğu bilimsel çalışmaların raporlaştırılmış hâlidir. Bu yazılar, bilimsel bir disipline göre yapılan araştırmaların belli bir format dâhilinde kompozisyon biçimine getirilmesiyle oluşur. Akademik yazılar, bir araştırma sonucu ortaya çıkarlar.” (Deniz & Karagöl, 2017, s. 289) Çünkü bilimsel yazılar, elinize kalemi alıp ilham geldiğinde yazmaya başlayacağınız kadar kolay ve öznel yazılar değildir. Diğer yazı türlerinden farklı olarak nesnel yazılardır. Nesnel yazılarda kullanılan dil nesnel olmayan metinlerde kullanılan dille göre farklılıklar barındırır. “Akademik yazma resmîdir. Bu yazı türünde argo, kısaltma ve tamamlanmamış cümleler kullanılamaz. Tamamlanmış cümlelerin yazımında dikkatli olmak, dil ve anlatım kurallarına dikkat etmek gerekir.” (Oshima & Hogue, 2007, s. 3)

BİLİMSEL YAZININ BÖLÜMLERİ

Bilimsel yazılar belli başlı bazı bölümlere ayrılırlar. Bu bölümler, yazının okunabilir, anlaşılabilir ve düzenli olması için gereklidir. Bilimsel yazılarda bilgi, mantıklı ve sistematik bir sırayla verilmelidir. Bölümler, okuyucunun araştırma sürecine hâkim olmasını ve yazarın düşünce yapısını anlamasına yardımcı olur. Bilimsel yazılar genellikle belirli bir usul vardır. Bu, bilimsel camiasında standart bir iletişim dilinin oluşması için gereklidir. Her bölümde farklı bir konu ele alınır. Bu, okuyucun yazının belirli bir bölümünde aradığı bilgiyi daha kolay bulmasını sağlar. Örneğin: Giriş: Araştırmanın sorunu ve amacından bahsedilir, Yöntem: Araştırmanın nasıl yapıldığını konu edinir, Sonuçlar: Verilerin analiz edildiği bölümdür, Tartışma: Bulguların yorumlanmasını içerir. Böylelikle hakemlerin ve okurların yazıyı incelemesi daha kolay hâle gelir. Her bölüm, araştırmanın farklı bir yönünü ışık tutmak için ayrı çerçeve sunar. Bilimsel yazılar diğer yazılardan farklı bölümlere sahiptir. Bu bölümler bilimsel yazıları belli bir sistematiğe oturtur.

“Bilimsel yazı araştırma ya da derleme makalesi olsun genel olarak göstermesi gereken yapı:

  • Giriş (Introduction)
  • Gelişme (Body)
  • Sonuç (Conclusion)

Bölümlerinden oluşmaktadır. Ancak özde aynı olmakla beraber farklı makale türlerinde ek bölümler bulunmaktadır.” (Aono, vd., 2006, s. 181) “Sosyal ve doğal bilimlerde bazı farklılıklar olmasına karşın bir bilimsel makalenin çatısı genel olarak, Giriş, Gereç ve Yöntem, Sonuçlar ve Tartışma Bölümlerinden oluşur.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 1)

Başlık

Başlık, bilimsel bir yazının içeriği hakkında bilgi verir. Okuyucu başlığa bakarak yazının okunmasında karar kılar.” Başlık, okuyucunun ilk olarak karşısına çıkacağı için özenle yazılması gerekir. Okuyucunun ücretsiz olarak ulaşabileceği bölümdür. Onun için başlık çok iyi seçilmeli, makalenin içeriğini yansıtmalıdır.” (Tiryaki, 2014, s. 2) Bu bağlamda etkili ve nitelikli bir başlığın seçilmesi fazlasıyla önemlidir. “Makalenin başlığı; basit, kısa, ilginç, göz alıcı, dil kuralları ve çalışma amacı ile uyumlu olmalıdır.” (Özkaya, vd., 2012, s. 3) Bu bölümde gereksiz kelime kullanılmamalıdır. Bir başlıkla incelenen konunun önemli noktalarına dikkat çekilir ve makalenin bir parçasını barındırmalıdır. Bu bağlamda başlığın asıl bilgi barındırması gerekir. Uygun başlığı olmayan bir yazı okuyucu tarafından okunmayabilir veya fark edilmeyebilir. Başlıktan yola çıkarak türetilen anahtar kelimeler çalışmanın içeriğine dair bilgi vermesi dolayısıyla önemlidir. Literatür taramalarında veya kaynak aramalarında başlıktan türetilen anahtar kelimeler okuyucuya yardımcı olur. Başlık bölümü, yazı hakkında tam ve eksiksiz bilgi vermelidir. Başlığın uzunluğuna dikkat edilmeli çok uzun ve çok kısa başlıklardan kaçınılmalıdır. Gereksiz ve işlevsiz kelime seçimlerinden uzak durulmalıdır. “İsraf edilmiş boş kelimeler (X üzerine inceleme, araştırma, yeni metot vb.) içermemelidir.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 3) Başlık çalışmanın amacı ile uygun olmalıdır. Başlık çalışmanın sonucunu değil konusunu vermelidir.

Özet

Özet, bilimsel yazıların en önemi bölümlerinden biridir. İlk izlenimin verildiği ve okuyucunun makaleyi okuyup okumama konusunda karar verdiği bölüm özet bölümüdür denilebilir. “Kısa özet, 100-250 kelimelik bir paragraftan oluşur. Özet, çalışmanın gerekçesini (sorun ya da hipotez), araştırmanın hedeflerini, deneysel yaklaşımları, özgün bulguları ve asıl yorumun bir-iki cümleyle hızla taranmasına fırsat verir.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 3) Birçok okuyucu zaman kazanmak adına makaleyi okumadan önce evvela özet bölümünü okurlar. Özet bölümü, sadece bir yazının bulguları hakkında bilgi vermez aynı zamanda bulguların ne anlama geldiğini neden diğer çalışmalardan farklı olduğunu, hangi boşlukları doldurduğunu ve literatürdeki karşılığını da verir. “Hedefler ve amaçlar tanımlanır. Araştırmanın nasıl planlandığı yazılır. Önemli bulgulara ve bunlardan önemli çıkarımlara vurgu yapılır. Hangi sonuçlar veya genellemeler getirilmiştir? Bunlar yazılmalıdır.” (Tiryaki, 2014, s. 4) Özette şu dört sorunun cevabı verilmelidir. Neden yapıldı, nasıl yapıldı, ana bulgular nelerdir ve sonuçlar neden önemlidir? Bundan dolayıdır ki özet için bilimsel yazının ilk izlenimi veya haritası denilebilir. Özette referans kullanılmamalarıdır. Makaleden cümleler kopyalayarak özette kullanmak doğru bir hareket değildir.

Giriş

Giriş, bilimsel yazıların en zor bölümlerinden biridir. Çünkü İyi başlanmadığında sonunun da iyi olması daha da güç olur, bu bağlamda giriş kısmı makalenin kaderini tayin eder. “Girişin, iki temel işlevi vardır: sorunu ve ileri sürülen çözümü sunmak. Bir kere sorun açıkça makul, anlaşılabilir şekilde sunulmazsa okuyucu konuya odaklanamaz ve çözüme ilgi gösteremez”. (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 3) Bundan dolayıdır ki sorun açık seçik ortaya konmazsa okuyucunun dikkati çekilmez ve okuyucu metne ilgi duymaz. Girişin yapısı genelden özele doğrudur, yanı önce genel bilgiler verilir daha sonra özel bilgiler verilir: “Girişin yazım akışı genelden özele doğrudur ve bir huniye benzetilir: huninin en geniş üst kısmında büyük resim, daralmaya başlayan kısmında ilgilendiğiniz alan, devamında konunuz, sonrasında bilgi aralığı ve en son dar kısmında da çalışmanız yer alır.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 3) Girişte, çok fazla bilgi vermekten kaçınılmalı aynı zamanda yeteri kadar bilgi de verilmelidir. Giriş bölümünde sadece önemli bilgiler kaynak verilmelidir. Giriş bölümünde kullanılan dil genellikle geniş zamanlı olmalıdır.

Yöntem (Metot)

Bu kısmın asıl amacı, kullanılan yöntemi tanıtmaktır. Başka bir deyişle Metodoloji ayrıntılarını olabildiğince vermektir. Bilimsel yazıların, literatürde değer görmesi için bu bölüme özen göstermek gerekir. Sonuçları tekrar üretiliyor olması için bir bakıma ihtiyaç duyulan bilgilerin eksiksiz verilmesi gerekir. Yöntem bölümünde, “Giriş” bölümünde dile getirilen amaca ulaşmak için neyin, nasıl yapıldığı açıklanır. Metottaki önemi hususlara yer verilmemesi hakemin makaleyi reddetmesine kadar gidebilir. Ancak bazı durumlarda çok detaylı metot için önceki çalışmalara atıf yapılabilir.” (Blackwell & Martin, 2014, s. 1363) Bilimsel yazıları diğer yazı türlerinden ayıran önemli farklardan biri barındırdığı bulguların yeniden ve tekrar tekrar üretilebilir olmasıdır. Yöntem kısmında, yöntembilime (metodoloji) göre “çalışmanın nerede, nasıl, ne zaman yapıldığı?” sorularına cevap vermesi beklenir. Yöntembilim, bilim dallarına göre değişebilmektedir. Örneğin, kimyada kullanılan bir yöntem fizikte kullanılmayabilir.

Bulgular

Bulgular bölümü, araştırma bulgularının sunulduğu bölümdür. “Asıl amaç, çalışmada elde edilen bilgiyi sunmaktadır.” (Day, 2005, s. 31) Bu bakımdan bulgular bölümünde tespit edilen yeni bilgilerin yazıldığı bölümdür. Ulaşılan verilerin; açık, anlaşılır ve yalın bir dille verilmesi çok önemlidir. Zira okuyucu için en önemli bölüm burasıdır ve yeterince anlaşılır olması şarttır. Elde edilen değerli veriler ayrıntılı bir şekilde sunulur. “Çalışmanın bulguları makalenin kalbidir. Bulgular; açıklayıcı istatistiksel değerler, tablo ve şekiller kullanılarak araştırma verilerinin yorum, önyargı ve tartışma yapmaksızın mantığa uygun bir sırayla sunulduğu bölümdür Veriler kaynaklarla desteklenerek temel sonuçların açıklanması gerekmektedir.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 4) Bulgular, belli bir düzene göre olmalıdır. Basitten karmaşığa ve genelden özele doğru verilmesi daha sağlıklıdır. “Her paragraf, o paragrafta anlatılan, okuyucuya çalışmada hangi sorunun test edildiğini bir açış cümlesi ile belirten başlangıçlarla verilmelidir. Vurgulamak amacıyla açış cümlesini koyu fontta yazılabilmektedir.” (Yılmaz & Emiroğlu, 2005, s. 32) Bu okuyucunun metni kolaylıkla okumasına yardımcı olur. “Yorum tartışma kısmında yapıldığından, verilerin sunulmasında yorum yapılmamalıdır. Veriler, Bulgular başlığı altında yer alıyorsa burada atıf yapılmaz. Ancak veriler Bulgular ve Tartışma başlığı altınsa ise, veriler literatür bilgileri ile karşılaştırılacağı için atıf yapılır.” (Tiryaki, 2014, s. 6) Bulguların geçmiş zaman kipi kullanılarak yazılması gerekir. Aynı zamanda, bulguların metin içerisinde de özetlenmesi gerekir. Tablo ve şekiller referans gösterilebilmektedir. Eğer sonuçlar çok önemli ise mutlaka tablo ve şekil ile gösterilmeli metin içine gömülerek kaybolması önlenmelidir. İstatistiksel değerlendirmede kullanılan testlere ilişkin değerler de mutlak olarak tablolarda gösterilmelidir.

Tartışma

Bilimsel yazılarda tartışma bölümü, araştırmada tespit edilen bulguların yorumlandığı bölümdür. “Bulguların yorumlandığı ve bulgular ile hipotez arasındaki ilişkinin tartışıldığı, bu nedenle makalenin en canlı ve en zor olan bölümüdür. Girişin tersine, Tartışma akışı özelden genele doğrudur.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 4) Çalışmanın literatürdeki yerinin değerlendirildiği önemli bölümlerdendir. Bu bölüm, çalışmanın sonuçlarının açıklandığı bölümdür. Bulgular diğer araştırmalarla karşılaştırılır ve muhtemel etkileri tartışılır. Tartışma bölümünün bazı temel unsurları şu şekildedir: Çalışmada ulaşılan bilgiler, araştırmanın amaçları doğrultusunda özgün değerlendirilir. Bulguların hangi manaya geldiği ve bu bulguların çalışmanın hipotezleri arasında nasıl ilişki içinde olduğu tartışılır. Araştırma bulguları, araştırma öncesinde yapılan çalışmalarla karşılaştırılarak farklılıklar ve ortak noktalar vurgulanır. Literatürdeki eksik veya çelişkili bilgilerin yeri saptanır, çalışmanın bu eksikliklere nasıl fayda sağladığı üzerine durulur. Araştırmanın güçlü tarafları belirtilir. Tespit edilen bulguların teorik veya pratik sahada nasıl katkı sağladığı ifade edilir.

Çalışmanın sınırlarını veya hâlen cevaplanmayan sorular doğrultusunda ileride yapılması muhtemel çalışmalara dönük öneriler ifade edilir. Çalışmanın bir önadım olduğu vurgulanır ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtilir. “Tartışmada uyumlu olmayan beklenmeyen bulgular kesinlikle saklanmamalıdır. Varılan sonuçlar açıkça net olarak ifade edilir. Araştırmanın teorik yönleri ve pratik uygulamaları ele alınır. Literatür bilgileri ve temel bilgiler geniş zamanda, bulgular geçmiş zamanda verilir.” (Tiryaki, 2014, s. 7) Tartışma bölümü, yazının genel bir değerlendirmesi yapılarak sona erdirilir. Son adımda ise elde edilen bulguların literatüre kazandırdıklarından bahsedilir ve bu kazanımların önemi vurgulanır.

Sonuç/Yorum

Bilimsel yazılarda sonuç, çalışmada ulaşılan bulguları özetleyen ve bu bulguların öneminin dile getirildiği bölümdür. “Özet değildir. Bulguların ve tartışmanın, kısaca yazının sonlandırıldığı en son kısmıdır.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 4) Temel amaç, okura çalışmanın mesajını net bir biçimde aktarmaktır. Çalışmanın önemli sorularına veya hipotezlerine verilmek istenen cevaplar özetlenir. Bulguların kısa, açık ve net bir biçimde dile getirildiği yerdir.

Araştırmanın başında ifade edilen amacı ya da problemi ile sonuçların ne biçim bir ilişkide olduğu açıklanır. “Çalışmada vurgulanmak istenen önemli çıkarımlar sonuçlarda (Conclusions) verilir. Çalışma ile ortaya çıkan sonuçların ne işe yaradığı yazılır. Bulguların ortaya çıkardığı sonuçlar verilir.” (Tiryaki, 2014, s. 7) Bu, çalışmanın başarısını değerlendirmek için önemlidir. Çalışmanın literatüre veya teoriye sağladığı faydalar vurgulanır. Tespit edilen sonuçların ilgili alana nasıl katkı sağladığı vurgulanır.

Araştırmanın sonuçlarının teorik çerçevede nasıl bir anlam kazandığı ve pratikte ne tür faydalar sağlayabileceği açıklanır. Sonuç bölümü, tartışma bölümünün aynısı veya tekrar olmamalıdır. Daha çok, çalışmanın ana unsurlarına değinilir ve kısa, güçlü bir kapanış yapılır. Sonuç bölümü, okuyucunun ulaşmak istediği asıl noktadır. Metnin ana fikri veya asıl mesajı, etkili bir biçimde okuyucuya aktarılır. Yapılan çalışmanın önemi son ke vurgulanarak sonlandırılır.

Teşekkür

Bilimsel yazılarda teşekkür bölümü, çalışmanın gerçekleşmesine katkısı olan kişi veya kuruluşlara minnettarlığın dile getirildiği bölümdür. Bu bölümde genellikle: Araştırmayı başından sonuna destekleyen kurumlar veya fon sağlayıcılara, verilerin toplama, analiz ve yazıma aktarılma sürecinde katkıda bulunan kişilere, çalışmayı gözden geçiren ya da destek veren danışman ve uzmanlarla teşekkür edilir. Teşekkür bölümünün de kısa, öz ve resmî bir dil kullanarak ifade edilmesi gerekir. “Listede bulunan kişilerden izin alınması uygundur. Yazar isimleri yer almamalıdır. Bilimin sanıldığından daha fazla sosyal bir etkinlik olduğu unutulmamalıdır.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 4)

Kaynakça

Bilimsel yazılarda kaynakça, çalışmada yararlanılan bütün kaynakların verildiği bölümdür. “Ağırlıklı olarak Giriş ve Tartışmadaki bilgilerin kime ait oldukları ve kaynakları bu bölümde sunulur. Kaynaklar, güven verir, güvenirliliği arttırır, ek bilgi sağlar.” (Ekmekçi & Konaç, 2009, s. 5) Bu bölüm, araştırmanın yararlandığı bilgi ve verilerin doğruluğunu ya da güvenilirliğini göstermek için yazılır.” İdeal kaynak sayısı 20 ile 40 arasında değişmekte olup; birçok dergi 25’ten fazla kaynağı kabul etmez. Kaynakların güncel olması ve o konuda yapılmış en önemli yayınları (eski tarihli olsa bile) içermesi gerekir.” (Özkaya, vd., 2012, s. 5) Kaynakça kısmında kitaplar, tezler, makaleler, raporlar ve internet siteleri kullanılan atıf sistemine göre düzen içinde verilir.

Kaynakça alfabetik sıraya göre veya atıf sistemine göre yazılır. (APA, MLA, Chicago vb.). Yazar adı, yıl, başlık, yayınevi veya URL gibi bilgiler verilir. “Yararlanılan kaynağının gösterilmesinin nedenlerini 5 başlık altında toplayabiliriz.

  • Ahlaki ve yasal zorunluluklar: Kaynak gösterme ahlaki borçtur ve yasal zorunluluktur.

2) Araştırmanın bilimsel değerinin göstergesi olması: Araştırıcı ne kadar çok sayıda ve farklı orijinal kaynaktan yararlanmışsa, çalışmasının bilimsel değeri o derece yüksek olur.

3) Araştırıcının savunduğu görüşlerin doğruluğunu ve güvenirliliğini desteklemesi: Bilimsel araştırmada yararlanılan kaynaklar, araştırmacının savunduğu görüşlerin güvenilirliğini desteklerler.

 4) Araştırıcının yararlandığı kaynaklara hâkimiyetini ve kaynaklara sadık kaldığının belirlenmesi: Araştırıcının kaynakları kullanma biçimi o konuya hâkim olup olmadığını gösterir.

5) Kendilerinden sonra araştırıcılara kaynak bulmada yardımcı olunur.” (Tiryaki, 2014, s. 8)

BİLİMSEL YAZILARDA KULLANILABİLİR KAYNAKLAR

Bilimsel yazılarda kullanılabilir kaynaklar, yazının güvenilirliğini, akademik değerini ve doğruluğunu desteklemek için başvurulan, bilimsel yöntemlerle hazırlanan ve doğrulanan bilgi kaynaklarıdır. Bu bağlamda kaynakların nitelikli bilgi kaynakları olması önemlidir. Bilimsel bir yazıda kullanılabilir kaynakları detaylıca açıklamak, bu kaynakları doğru seçmek ve kullanmak açısından önemlidir. Bu kaynaklar genellikle güncel, güvenilir ve konuyla doğrudan ilişkili olmalıdır. Kaynak seçimi yapılırken güvenilirlik, doğruluk ve güncellik gibi şartlar göz önünde bulundurulmalı, popüler veya bilim dışı kaynaklardan kaçınılmalıdır. Bu tür kaynakların doğru şekilde tasnif edilip kullanılması, bilimsel yazının niteliğini ve geçerliliğini artırır. Aşağıda, bilimsel yazılarda kullanılabilecek kaynak türleri, hangi durumlarda kullanılabilecekleri ve örnekleriyle birlikte açıklanmıştır.

Akademik Makaleler

Akademik makaleler, çoğunlukla hakemli dergilerde yayımlanan ve alanında uzman olan kişiler tarafından değerlendirilmiş çalışmalardır. Bu makaleler, genellikle özgün araştırmaların sonuçlarını, literatür incelemelerini veya teorik katkıları içerir. Akademik makaleler, güncel bilgileri okuyucusuna sunar. Ayrıca araştırma bulgularını paylaştığından literatür taraması yaparken faydalanması gereken kaynakların başında gelir. Akademik makalelere ulaşırken güvenilir kaynaklardan araştırmak önemlidir. Bu bağlamda, DergiPark (https://dergipark.org.tr), Google Scholar (https://scholar.google.com gibi makalelerin topluca bulunduğu platformlar incelenebilir.

Tezler

Yüksek lisans ve doktora tezleri, kapsamlı ve nitelikli bir araştırma sürecinin ürünüdür. Bir tez, genellikle literatür taraması, metodoloji, veri analizi ve sonuçları içeren ayrıntılı akademik çalışmadır. Yüksek lisans ve doktora tezleri, belli bir konuda derinlemesine bilgilere ulaşmayı sağlar. Literatür taramaları ve metodoloji hakkında fikir verir. Bu bağlamda, YÖK Ulusal Tez Merkezi (https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi) Yüksek lisans ve doktora tezlerine ulaşmak için kullanılabilir.

Kitaplar ve Ders Kitapları

Kitaplar, genellikle bir konuyu birçok yönüyle derinlemesine ele alır ve geniş bir bakış açısı sunar. Ders kitapları ise özellikle eğitsel içerik sağlar ve konunun temel kavramlarını anlamak için kullanılabilir en önemli kaynaklardandır. Kitaplar, temel bilgilere ulaşmak için idealdir. Eğitim bilimleri gibi konularda geniş kapsamlı bilgi sağlar. Örneğin Türkçe Öğretimi El Kitabı veya MEB Yayınları (örneğin, Türkçe 5-8. sınıf ders kitapları) buna örnek verilebilir.

Resmî Yayınlar

Resmî kurumlar tarafından yayımlanan bu belgeler, programlar ve raporlar bilimsel yazılar için güvenilir bir kaynak oluşturur. Doğru ve geçerli bilgilere ulaşmak için kullanılabilir. Alanla ilgili politika, program ve standartlara ulaşmak ve kullanmak için önemlidir. Türkçe Dersi Öğretim Programı (5, 6, 7, 8. sınıflar), Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları ya da ÖSYM raporları buna örnektir.

Konferans Bildirileri

Akademik konferanslarda sunulan bildiriler, genellikle güncel araştırmaların bulgularını içerir ve alanındaki son gelişmeleri takip etmek için kullanılır. Bu bağlamda güncel araştırmaları ve yenilikleri öğrenmek için idealdir. Daha önce yayımlanmamış bilgiler içerebilir. Uluslararası 1. Uluslararası Türkçe Eğitimi ve Öğretimi Sempozyumu Bildirileri[2] buna örnektir.

Veri Tabanları

Akademik veri tabanları, bilimsel makaleler, tezler, kitaplar ve diğer akademik kaynakları içeren çevrimiçi platformlardır. Geniş bir akademik yazı havuzuna erişim sağlar. Birbirinden farklı kaynak türlerini bir arada sunar. JSTOR (https://www.jstor.org), ProQuest (https://www.proquest.com) ve EBSCOhost (https://www.ebsco.com) akademik yazılara ulaşmada kullanılabilir veri tabanlarından bazılarıdır.

İstatistik ve Anket Verileri

İstatistik ve anket verileri, araştırmalarda güvenilir bir referans sağlar. Özellikle sayısal çalışmalar için nüfus, başarı oranları gibi verilere dayalı analizler sunar. Alan araştırmalarına dayanır. Nicel analiziler için sıkça kullanılır. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) raporları istatistik ve anket verileri bu bağlamda en güvenilir kaynaklardan biridir.

E-Kitaplar

E-kitaplar, çevrimiçi erişilebilen kitaplar olup fiziksel kitaplarla aynı güvenilirliği taşır. Kullanılabilirlik bakımından fiziksel kitaplara göre daha ekonomiktirler. Okuyuculara çevrimiçi erişim imkânı da sunar. Springer e-kitapları Elsevier yayımları, OpenCulture (https://www.openculture.com), Free-ebooks (https://www.free-ebooks.net) bunlardan sadece birkaçıdır.

Ansiklopediler ve Sözlükler

Kavramların tanımlanması ve temel bilgiler için başlangıç noktasıdır. Ancak derinlemesine analiz gerektiren konular için yeterli olmayabilir. Britannica Ansiklopedisi (https://www.britannica.com), Türk Dil Kurumu Sözlükleri (https://sozluk.gov.tr) ve TDV İslâm Ansiklopedisi (https://islamansiklopedisi.org.tr/sozluk).

BİLİMSEL YAZILARDA YAZIM KURALLARI VE NOKTALAMA İŞARETLERİ

Bilimsel yazılarda, yazım kuralları ve noktalama işaretleri yazının doğru anlaşılması adına önemli faktörlerden biridir. Eksik veya hatalı kullanılan noktalama işaretleri, anlam belirsizliklerine ve okurun yazıyı yanlış anlamasına neden olabilir. Örneğin:

"Bu çalışmanın gayesi, bilimsel verileri anlamak ve düzenlemektir."

"Bu çalışmanın gayesi bilimsel verileri anlamak, ve düzenlemektir."

Görüldüğü gibi ikinci cümlede yanlış kullanılan virgül, metnin anlamını karıştırmıştır. Bu nedenle örnekteki gibi hatalar, metnin ana mesajını bulanıklaştırır. “Oysa bilimsel yazılarda anlamın açık ve anlaşılır olması esastır.” (Yılmaz & Emiroğlu, 2005, s. 35) Bilimsel yazılar, aynı zamanda yazarın bilgi birikimini ve disiplinini de yansıtır. Yazım kusurları ve noktalama yanlışları, yazının dikkatsiz hazırlanmış gibi gösterebilir. Akademik camiada bu durum, yazarın çalışmasına gösterilen güveni sarsabilir. Bu bağlamda iyi düzenlenmiş bir metin, yazarın profesyonel yaklaşımını ve ciddiyetini ortaya koyar. Bilimsel yazılar, yalnızca yerel kitleye değil, uluslararası bir kitleye de hitap eder. Bundan dolayı, yazım kurallarına uygun hazırlanan bir metin, evrensel bilimsel standartlarla da uygun hâle gelir. Özellikle diğer dillere çevrilen bir bilimsel yazıda, yanlış yazımlar veya noktalama hataları, çeviride anlam kaymalarına veya kayıplarına neden olabilir. Bilimsel yazılar, anlaşılması zor ve karmaşık konuları anlaşılır bir biçimde ifade etmeyi amaçlar. Bilimsel yazılar, ana dilin zenginliğini ve doğruluğunu korumak bakımından önemli bir role sahiptir. Yazım kurallarına uygun yazılar, dilin gelişmesine ve doğru bir biçimde kullanılmasına katkıda bulunur. Örneğin, Türkçede yabancı dillerin etkisiyle yanlış kullanılan ifadeler, bilimsel metinlerin kalitesini düşürebilir. Türk Dil Kurumunun kurallarına uygun yazılmış bir bilimsel metin, dilin doğru kullanımını teşvik eder.

Kurallara uygun yazılmış bir yazı, okuyucuların bilgiye hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmasına olanak sağlar. “Bu nedenle yazar ve okurun aynı yazım ve noktalama kurallarını benimsemesi gerekir. Bunun için Türk Dil Kurumunca çıkarılan Yazım Kılavuzu’ndan yararlanılmalıdır.” (Bahar, 2024, s. 209) Noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı, metinde vurgu yapma, bağlantılar kurma ve bilgiyi bölümlere ayırma işlevi görür. Örneğin:

"Sonuçlar ilgi çekiciydi; ancak daha fazla araştırma gerekiyor."

Bu tür yapılandırmalar, okurların yazıyı daha kolay takip etmesine de yardımcı olur. “Bir dilin zenginliğini gösteren ölçütlerden biri de o dilin benzer manaları çok sayıda kelime ile karşılayabilmesi denebilir. Dil zenginliğinin ileri düzeyde kullanımda olması gereken başlıca yerlerden birisi de bilimsel yazımdır. Dolayısıyla kelime tekrarından kurtulabilmek için eş anlamlı sözcüklerin ya da yakın anlamlıların kullanılması hem metni tekdüzelikten kurtarır hem de düşünme ameliyesinde benzer fakat farklı yönleri de olan kelimelerin kullanılması zihni daha fazla çalıştırabildiği gibi anlam zenginleşmesine de yol açabilir.” (Arslanoğlu, 2016, s. 134) Bilimsel yazımda, yalnızca bilgi aktarımı değil aynı zamanda okuyucunun dikkatinin metninde tutulması da önemlidir. Bu nedenle, kullanılan dilin akıcılığı ve zenginliği, işaretlerin hem daha okunabilir hem de daha etkili bir hâle getirilmesini mümkün kılar.

“İlmî yazının okunurken keyif vermesi beklenmez ama sıkıcı, boğucu ve okunmasının da zor olmaması gerekir. Bilimsel yazılarda dil kalitesinin artırılması gerekir. Akademik yazılarda dil kalitesinin artırılması ise sadece kullanılan lafız çeşitliliğinin artması ile değil aynı zamanda var olan değişik dilbilgisi kurallarının da aktif bir biçimde yazılarda yer alması ile olabilir.” (Arslanoğlu, 2016, s. 134)

Son olarak, Yılmaz ve Emiroğlu (2005) makalenin hazırlanması sırasında her yazarın kendi yazım sitilini geliştirebileceğini, fakat önemli olan okunmasının kolay ve anlaşılır olması olduğuna dikkat çekmişlerdir. Bununla birlikte, bu anlaşılmayan şive, mesleki kelimeler ve argodan kaçınma ve aynı zamanda tablo, şekil ve metin içindeki tekrarların önlenmesi olarak anlaşılması gerektiğini ifade etmişlerdir.

KAYNAKÇA

AKYURT, G., ANGIN, L., ARSLAN, Ü., CİN, A., DALİOĞLU, S., DÖNMEZ, A., ERSAL, P., HAN, C., HÜLÜR, N., Esra, T., İLHAN, KAVAS, M., SAYILIR, S., SAYILIR, T., ŞENER, F. (2024). Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, 2(1), 12-192.

Aono, S., Li, C., Zhang, G., Kemppainen, R. J., Gard, J., Lu, W., ... & Shi, J. (2006). Molecular and functional characterization of bovine β-defensin-1. Veterinary immunology and immunopathology113(1-2), 181-190.

ARSLANOĞLU, Ö. (2016). TÜRKÇE AKADEMİK YAZIM KURALLARI (TÜRKÇE’NİN BİLİMSEL–İLMÎ YAZIM DİLİ KURALLARI) VE KÖKTÜRK TARZI AKADEMİK YAZIM KALIBI İLE KILAVUZUNA DOĞRU. Turkish Studies (Elektronik)11(4), 125-146.

BAHAR, M. A. (2024). Lisansüstü eğitimde akademik yazma ve önemi. International Journal of Language Academy2(5), 209-233.

Choo, T. M., Martin, R. A., Savard, M. E., & Blackwell, B. (2014). Effects of planting date and earliness on deoxynivalenol contamination in barley under natural epidemic conditions. Canadian journal of plant science94(8), 1363-1371.

ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dergisi (COMU Journal of Agriculture Faculty) 2014: 2 (1): 143–155 143 Bilimsel Yayın Hazırlama Teknikleri Osman Tiryaki1

Day, R. A. (2004). Bilimsel makale nasıl yazılır, nasıl yayımlanır? 9. bs. Çev. Güler Aşkar Altay. Ankara: Tubitak.

Deniz, K., & Karagöl, E. (2017). Akademik yazma açısından tez yazım kılavuzları. Ana Dili Eğitimi Dergisi5(2), 287-312.

DURU, K., PAZTUTMAZ, M. (2023). Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları. 7-262.

Ekmekçi, A., & Konaç, E. (2009). Bilimsel yazımın bazı temel kuralları. TÜBAV Bilim Dergisi2(1).

ESELİOĞLU, H., SET, S., YÜCEL, A. (2018). Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları. 6-296.

Oshima, A., & Hogue, A. (2007). Introduction to academic writing (p. 3). Pearson/Longman.

Özkaya, Ö., Bingöl, D., Üsçetin, İ., Aksan, T., Karahangil, M., & Akan, M. (2012). Tıbbi bilimsel makale yazımında temel kurallar, tercihler ve seçenekler nelerdir? Okmeydanı Tıp Dergisi28(2), 65-71.

Tiryaki, O. (2014). Bilimsel yayın hazırlama teknikleri. ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dergisi2(1), 143-155.

Tolaman, T. D., & Karakaş, N. (2021). Akademik yazma becerisiyle ilgili makaleler üzerine bir inceleme. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (Ö10), 447-460.

TURKAK, A., B., OCAK, B., AKDAL, Ş. (2023). Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları. 7-265.

Yılmaz, M. C., & Emiroğlu, O. N. (2005). BİLİMSEL MAKALE NASIL YAZILIR? Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Dergisi7(1), 26-38.

Dipnotlar:

[1] Day, R. A. (2005). Bilimsel makale nasıl yazılır, nasıl yayımlanır? (Çev. Altay G. A.). TÜBİTAK Matbaası, Ankara, s. 27.

[2] Doğu Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü. (2008). 1. Uluslararası Türkçe Eğitimi ve Öğretimi Sempozyumu bildirileri. Gazimağusa, K.K.T.C.